20 Mart 2009 Cuma
12 Eylül Başarılı Bir Darbedir !?
Durun bakalım hemen celallenmeyin, bir bakın 12 Eylül sabahından beri olanlara kısaca... 1980 senesinin 12 Eylül sabahı kalktınız, pencerenizden baktınız ve bomboş bir sokak veya cadde de ellerinde G3 piyade tüfekleri başlarında Amerikan yapımı kamuflajlı miğferleri ile dolaşan 20 yaşında ki gençler gördünüz... Caddenin veya sokağın boşluğu dikkatinizi çektiyse de askerlerin varlığını hiç yadırgamadınız... Maraş olaylarından, hatta daha öncesinden alışmıştınız bu görüntüye çünkü... Televizyonunuzu açıp Hasan Mutlucanı duyunca, jeton düştü hafiften ama yine de tam emin olamadınız... Sonra Kenan Evren siyah beyaz olarak çıktı karşınıza...Elinde ki metinden, hiç doğaçlamaya kaçmadan okudu, sabah sabah ülke için çektikleri zahmetin nedenlerini... Ülke kaosa gidiyordu, paşalar en çok da her gün öldürülen gencecik insanlar için üzülmüşler, Konya da şeriat bayrağı açılmasına bozulmuşlar ve demokrasiyi kurtarmak için, onu silahlı koruma altına almışlardı...Yıpratılmış, hırpalanmış demokrasimiz daha fazla kullanılıp eskimemesi için rafa kaldırılmıştı... Bir kaç devlet düşmanını saymazsak, halk olarak pek bir sevinmiştik bu işe...Demokrasi zaten kullandığımız bir şey değildi, orada öyle süs gibi duruyor, devlet düşmanlarına alet olmaktan başka işe yaramıyordu... Sokağa çıkma yasağında televizyon da adam gibi bir program olmamasına isyanımızı saymazsak, hepimiz pek bir memnunduk halimizden... Sonra üç yıl boyunca gözlerimizi yumma eylemi yaptık beraberce, cuntanın(pardon MGK) her keyfi kararına mantıklı sebepler bulma gayretinden başka bir efor sarfetmedik o yıllar boyunca... Komşularımızın götürülüşüne bile tepkimiz 'Vay lan bunlardan şüphelenmiştim ben zaten' şeklinde oldu... Konya mitingini ve şeriat tehlikesini bahane edip iktidara el koyan paşalarımız, büyük bir insaniyet göstererek o kişileri cezalandırıp, bastırmak yerine onları kazanma yoluna gitti(Ceza işine komünistler konusunda konsantre olmuşlardı, kafa karıştırmanın gereği yoktu) ... İmam hatipler açıldı bu azgın laiklik düşmanlarını islah etmek için, Fethullah diye bir adamla da anlaşılıp hiç olmazsa cunta(MGK) dönemince susmaları sağlandı... Diğer yandan devlete ve millete zararlı diğer unsurlar da usulüne uygun bertaraf edildi, komünistler ya idam edildi ya da işkencelerle süren uzun mahkumiyetler aldılar, kimi de hidayete gelip şirket yöneticiliği filan gibi kendilerine uygun birer ıslah projesinin parçası oldular... Faşistler el altından organize suç şebekelerinde kadro sahibi oldular... Ekonomi den filan bahsetmiyorum, işçi memur ücretlerinin,taban fiyatlarının sabitlendiği bir dönemde ekonomi diye bir şeyin varlığından bahsetmek yüzsüzlüğünü yapmayacağım. Derken cuntamız(MGK) yeni anayasamızı önümüze koydu... Önce şöyle bir şaşırdık, ne lüzumu vardı ki diye bile düşündük... Paşalarımız uygun gördüyse niye karşı çıkacaktık ki, hem sonra ne haddimizeydi... Anayasa nın bir ceza yasası olmadığını bile bilmiyorduk çoğumuz o dönemde, işimiz olmazdı bizim devletin ekabirini ilgilendiren konularla...Yine de paşamız ' Evet denileceeek! Deeee ' diye direktif verince paşa paşa gittik sandık başına... Bu üç yıl içinde yeniden yapılanan zihniyetimiz ve devlet yapımızla son derece özgür seçimlere girdik sonra...Cuntanın(MGK) seçtiği üç adaydan bize en yakın olanını seçiverdik...Bize en yakın olanıydı, çünkü o da bizim gibi üç kağıdı, emeksiz kazanmayı seviyor, üstelik bize devleti satıp savıp size yedireceğim diyordu... Sattı da bir kısmını,bir yandan bizim vatandaşlık zihniyetimizi yeniden şekillendirirken, diğer yandan devleti küçültmek bahanesi ile pazarlama zihniyetini getirdi... 12 Eylülün sorgulama ve itiraz etme duygularını incelikle aldığı biz yüce Türk milleti, bize ait olanın niye ve kime satıldığını sorgulamadık bile...Sonra kendimize yakın diye seçtiğimiz tontonumuzun manevi duygularının kuvvetli olduğunu görüverdik birden... Ne kadar hoşgörülü bir dine sahip olduğumuzu aşıladı bize...Çal, çırp ama yeterki inan diyordu tonton...Biz de kabullendik tabii, çaldık çırptık ve inandık... Bugün tontonun zihniyeti ile Konya mitingini düzenleyenlerin kombinasyonu iktidar da ve biz bir yandan onaları tek başına oraya oturtup değer verdiğimiz herşeyi yoketmelerini, özgürlüklerimizle alay etmelerini, cebimizden paramızı çalmalarını alkışlarken, diğer yandan da ülkenin en güvenilir kurumu olarak TSK yı görmeye devam ediyoruz... Aradaki ilişkiyi kuramadık bir türlü, 28 senedir gözümüzde takılı at gözlüğünden kurtulamadık... Bizi yeniden yaratıp, düşünemeyen, sorgulayamayan, biat eden yaratıklar haline getiren, Başta CİA olmak üzere bütün 12 Eylül mimarlarına, Özal dan başlayıp Tayyibe kadar içimizi dogmalar ve Lümpenizmle doldurup düşünmemize ve kendimizi üzmemize fırsat vermeyen tüm politikacılarımıza sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz... Onlar bu ülke halkına layık olduğu yaşama biçimini verdiler, sağolsunlar...
| Tepkiler: |
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder