İsrail, Gazze ve Mavi Marmara Üzerine
İHH terörist bir örgütmüdür, değilmidir bilemem... Bildiğim bir şey varsa, bir Milli görüş yapılanması olduğudur... Mavi Marmara olayından çok önce dikkatimi çekmişti bu örgütün, Türkiye ayağı... Deniz Fenerinden kalan boşluğu doldurmak ister gibi bir çaba içindeydiler... Son derece dikkatliydiler açık vermiyorlardı hiç bir konu da... Kurban skandalında bile temiz kalmayı bildiler...Peki gerçekten temizmiydiler ? Birden bire bu kadar güçlü bir şekilde ortaya çıkıp, bu kadar büyük projelere imza atmalarının ardında ne gibi bir güç vardı ? Erbakan ve Gül'ün yok ettiği paraların nereye gittiğini buldum biraz düşünce... Düşünün bir yardım vakfı, bir şehri ayağa kaldıracak kadar yardım topluyor ve bunları taşımak için gemiler satın alabiliyordu... Her hareketini takip ediyordum İHH'nın, ne zaman nerede balonlarının patlayacağını merak ediyordum... Bütün islami yardım hareketleri gibi bunun da, iyilik için değil, maddi veya siyasi çıkar sağlamak için adım gibi emindim... Şehrin Billboardlarında, Gazze seferinin reklamlarını gördüğüm de jeton düşüverdi... Çok kötü şeyler olacak ve bundan bu adamlar rant sağlayacak diye düşündüm... Öyle ya, İsrail'in tavrı belliydi, Ortadoğu'nun bu şımarık ve küstah çocuğu ABD'nin Küba ya uyguladığı ambargo ve ablukanın aynısını uygulamaktaydı Gazzeye... Bebekleri öldürme pahasına, Gazze halkını sindirmekte kararlıydı vaad edilmiş(!) toprakların kana susamış bekçileri... İlan ettikleri abluka her ne kadar uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı olsa da, arkalarında ki sahiplerinin desteği ile istediklerini yapabilecek güçteydiler...
Buna rağmen kalktı gemiler... Hükümetin aymazlığımı desem, yoksa kötü niyetimi, izin verildi, masum insanları kalkan yapan bu provakasyon filosuna... Gemilerde ki insanların çoğu gerçekten barış gönüllüleriydi... Neye alet olduklarının, nasıl kullanıldıklarının farkında bile değillerdi...
Ve beklenen oldu... Uluslararası sularda İsrail'in korsan komandoları gemileri bastılar...Bu hareketin ne hukuken, ne de ahlaken kabul edilir yanı yoktu ama barış gönüllülerinin mücadele yöntemleri de belliydi... Fakat bu yöntemlere uyulmadı Mavi Marmara da... Gemiye el koyup, geri çevirme amacıyla inen Komandolar bir araba dayak yediler... Bu bir barış gönüllüsü tavrı değildi kesinlikle... Orada yapılması gereken pasif direniş sergilenerek, gemileri başka limanlara döndürmek ve İsrail'in korsanlığını dünyaya ilan etmekti... Oysa gaza gelmiş, bir kaç yalancı pehlivan savaş ilan ediverdiler İsraile...İşte o andan itibaren barış gönüllüsü filan değildiler...Üstelik İsrail'in en hassas olduğu şeyi yapmış ve askerlerini esir almışlardı... Bu sebepten koskoca Lübnanı ve Gazzeyi yerle bir etmekten kaçınmayan İsraile kafa tutmaları 9 hayata mal oldu... Üstelik hükümetin bundan da rant çıkarma çabasıyla, iki ülkeyi tarihlerinin en kritik dönemine getirdi...
Şimdi, "Ne olacak canım savaşsaydık İsraille" diyenler olacaktır... Onlara " Kıç büyüterek, ahkam keseceğine, atla bir Tır'a git Irak'a kendin savaş" diyorum... Ha Amerikalı, ha İsrailli, hiç farketmez...
Ha, sonuçta ne oldu? Hiç bir halt olmadı aslında... İHH, Gazze konusunda bir faydası olmayacağını bilerek girdiği bu davadan, dünya çapında isim yaparak çıktı... Başbakan, "van münit" artizliğine bir kaç atraksiyon daha ekledi... Yandaş basın, Obama'nın kulağını çektiğini bile ima etti... Sokaklar "Ya allah, bismillah, allahu ekber" diye hönküren bir sürü yobazla doldu... Ülkenin huzuru kaçtı, Gazzedekiler ise aç kalmaya devam ettiler...
Arkadaşlar şunu unutmayalım...Türkiye ve İsrail aynı güce hizmet eden iki uşaktır... Birileri ne kadar izin verirse, o kadar hareket alanları vardır... O yüzden, hiç boşuna, İsrail şöyle, Türkiye böyle tartışmalarına girmeyelim... Birileri nasıl istiyorsa, ikisi de öyle ....
2 Temmuz 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder